Perşembe 25 Haziran 2026 - 00:47
İmam Mehdi'nin (a.f.) Zuhurunda ve Hükümetinde Kadınların Rolü ve Konumu - İkinci Bölüm

Havza / Yüce Allah'ın anne-çocuk ilişkisine yerleştirdiği sevgiyi başka hiçbir ilişkide bulmak mümkün değildir. Bu yüzdendir ki anne konumundaki kadın, elinde bulundurduğu bu önemli terbiye aracıyla (anne şefkati) çocuğunun ruhunu ve varlığını ilahi ve manevi verilere açık hale getirebilir.

Havza Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre İmam Zaman (a.f.) ile ilgili öğreti ve maarifin yayılması amacıyla hazırlanan "İdeal Topluma Doğru" başlıklı Mehdeviyet konuları dizisi, siz değerli okuyuculara sunulmaktadır.

Önceki yazımızda, ilahi hedeflerin gerçekleşmesinde kadın ve erkeğin rolünün ortak olduğuna değinmiştik. Bu rol paylaşımında; ilahi takvaya riayet etmek, iyiliği emretmek (emr-i bi'l ma'ruf), kötülükten sakındırmak (nehy-i ani'l münker) ve iffetli olmak (ki şüphesiz kadın için iffet, haya ve tesettürü korumak bunun en bariz örneklerindendir) gibi genel ve ortak görevler, eşsiz Yaratıcı tarafından Kur'an ayetlerinde beyan edilmiştir. Ancak göz ardı edilmemesi gereken asıl husus, İslam toplumunda ve ilahi hedeflerin gerçekleşmesinde kadınların sahip olduğu özel ve eşsiz roldür.

Belki de toplumdaki kadınlar için ilahi hedeflerin gerçekleşmesi yolunda ve özellikle de insanlığın kurtarıcısının zuhuruna zemin hazırlamada sayılabilecek en önemli özel rolün, "çocuk terbiyesi" veya başka bir ifadeyle "muntazır (bekleyen) yetiştirmek" olduğu söylenebilir.

Muntazır Yetiştirmek

Her ne kadar çocuk terbiyesinde hem anne hem de baba büyük bir role sahip olsa da annenin rolü eşsizdir; öyle ki bu rol doğru bir şekilde yerine getirilmezse, çocuğun karakteri ilahi görevler için gerektiği gibi şekillenmeyecektir.

İmam Humeyni (r.a.), kadının terbiye edici konumunun büyüklüğü hakkında şöyle buyurmuştur:

"Kadın insandır, hem de büyük bir insan. Kadın, toplumun eğiticisidir. İnsanlar kadının kucağında yetişir. İnsanların eğiticisi kadındır. Ülkelerin saadeti ve bedbahtlığı kadının varlığına bağlıdır. Kadın, kendi doğru terbiyesiyle doğru insan yetiştirir ve kendi doğru terbiyesiyle ülkeyi abad eder."

(Sahife-i İmam, Cilt 7, Sayfa 239)

Elbette anne makamındaki kadının terbiyevi konumunun şaşırtıcı ve muazzam etkilerinin kaynağı, Emirü'l-Müminin Ali'nin (a.s.) kelamında aranabilir. İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmaktadır:

«اَلْوَلَدُ مَطْبُوعٌ عَلَی حُبِّ أُمِّهِ.»

"Çocuk, annesinin sevgisiyle yoğrulmuştur (annesine sevgi duymaya doğuştan meyyal olarak yaratılmıştır)."

(Gureru'l-Hikem ve Dureru'l-Kelim, Cilt 1, Sayfa 100)

Yüce Allah'ın anne-çocuk ilişkisine yerleştirdiği sevgiyi başka hiçbir ilişkide bulmak mümkün değildir. İşte bu yüzdendir ki anne konumundaki kadın, elinde bulundurduğu bu önemli terbiye aracıyla (anne şefkati) çocuğunun ruhunu ve varlığını ilahi ve manevi verilere açık hale getirebilir; onu insanlığın kurtarıcısının zuhuru ve ilahi hükümetin kurulması yolunda çok daha fazla ve daha iyi rol oynaması için hazırlayabilir.

Dolayısıyla, ister genel ister özel açıdan bakılsın, kadının zuhura zemin hazırlamadaki ve aynı zamanda Mehdevî hükümetteki rolü asla hafife alınamaz veya görmezden gelinemez.

İfade edilenler, kadının zuhur ve Mehdevî hükümetteki rolü ve konumuyla ilgili en önemli konuların bir özetiydi ve siz değerli okuyuculara sunuldu. Geriye kalanlar ise bu konuyla ilgili yan meselelerdir. "Hz. Mehdi'nin (a.f.) 313 özel sahabesi arasında kadınların bulunup bulunmaması", "Zuhur ve Hazret'in hükümeti döneminde kadınların rec'ati (geri dönüşü)" gibi konular inşallah bir sonraki yazımızda incelenecektir.

Devam edecek...

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha